19 Eylül 2013 Perşembe

...
Durup bir pencereyi deniyorum
Gizliliğin dışına çıkıyorum
Araçların
İnsanların
Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
İçimde yalnız ve yapraksız
Bir kavak ağacı büyüyor -- Çıplak ve göğe doğru --
Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
Bir ağlama duvarı bu.
Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında
Ve aklın dar yalnızlığında
Şehrin ve herşeyin
Ve kalabalığın yorgunluğunda
Saçların ve parmakların
Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında
Ve aynaların sığ görünümünde
Bunalıyorum. 

Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.

1959
Maraş
 
Erdem Bayazıt

14 Eylül 2013 Cumartesi

                                                           Bolu/ABANT

16 Ağustos 2013 Cuma

                                                      Trabzonsporlu kombinim

6 Temmuz 2013 Cumartesi

pencere

Yaşamım artık Hiçbir şey olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvar saatinin tiktaklarından başka Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok Çılgınca sevmekten başka Bir pencere yeter bana bir tek pencere Bilince ve bakışa ve suskunluğa İşte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı Ve sor aynadan Adını kurtarıcının Ve işte senden daha yalnız değil mi Ayaklarının altında titreyen yeryüzü? /Furuğ Ferruhzad